Saç Ekim Klinikleri logoSaç Ekim Klinikleri
Tüm yazılar

🩸PRP Tedavisi: Saç Dökülmesinde Etkili mi?

Trombositten zengin plazma (PRP) tedavisinin saç dökülmesinde etkinliği, seans sayısı ve maliyeti.

30 Ağustos 2026 10 dk okumaYazan: Saçekimklinik Editör EkibiSon güncelleme: 29 Ağustos 2026

PRP Tedavisi: Saç Dökülmesinde Gerçekten Etkili Mi? Kapsamlı Bir Bakış

Saç dökülmesi günümüzün en yaygın estetik kaygılarından biri haline gelmiştir. Genetik faktörler, stres, hormonal değişiklikler, beslenme bozuklukları ve çevresel etkenler gibi birçok sebep saç tellerinin incelmesine ve dökülmesine yol açabilmektedir. Bu durum, kişilerin özgüvenini olumsuz etkileyebilir ve yaşam kalitesini düşürebilir. Saç dökülmesiyle mücadelede birçok tedavi yöntemi bulunmakta olup, son yıllarda PRP tedavisi (Platelet-Rich Plasma) önemli bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Peki, PRP tedavisi saç dökülmesinde etkili mi? Bu kapsamlı rehberimizde, PRP tedavisinin detaylarını, etki mekanizmasını, uygulama alanlarını, potansiyel faydalarını, dezavantajlarını ve kimler için uygun olduğunu derinlemesine inceleyeceğiz.

PRP Nedir ve Saç Dökülmesinde Nasıl Etki Eder?

PRP, "Platelet-Rich Plasma" kelimelerinin baş harflerinden oluşan, trombositten zengin plazma anlamına gelen bir tedavi yöntemidir. Temel prensibi, kişinin kendi kanından elde edilen özel olarak hazırlanmış, büyüme faktörleri açısından zengin plazmanın saçlı deriye enjekte edilmesidir. Bu yöntem, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını kullanarak saç foliküllerinin canlanmasını ve saç büyümesinin teşvik edilmesini hedefler.

PRP Tedavisinin Bilimsel Temelleri: Trombositlerin Gücü

Trombositler, kanımızda bulunan ve pıhtılaşmada kritik rol oynayan hücre parçacıklarıdır. Ancak trombositler, yalnızca kanamayı durdurmakla kalmaz; aynı zamanda çeşitli büyüme faktörleri ve sitokinler gibi biyoaktif proteinler içerirler. Bu proteinler, doku onarımı, hücre yenilenmesi ve inflamasyonun düzenlenmesi gibi pek çok biyolojik süreçte aktif rol oynar.

PRP tedavisinde, özel bir santrifüj işlemiyle kandaki kırmızı kan hücreleri ve beyaz kan hücreleri ayrıştırılır, trombositlerin yoğunlaştığı plazma kısmı elde edilir. Bu trombosit yönünden zengin plazma, doğal olarak bulunan büyüme faktörlerini (PDGF, VEGF, EGF, IGF-1 vb.) normal kan düzeyinden çok daha yüksek konsantrasyonlarda barındırır.

Etki Mekanizması: Saç Foliküllerini Canlandırma

Trombositten zengin plazmanın saçlı deriye enjekte edilmesiyle salınan büyüme faktörleri, bir dizi biyolojik reaksiyonu tetikler:

  • Folikül Uyarımı: Büyüme faktörleri, uyku fazında (telojen) olan veya zayıflamış saç foliküllerini uyararak aktif büyüme fazına (anajen) geçmelerini teşvik eder.
  • Anajen Fazının Uzatılması: Saçın büyüme döngüsünde anajen fazının uzatılması, saç tellerinin daha uzun süre büyümesini ve daha kalın hale gelmesini sağlar.
  • Mikro Damarlanmanın Artırılması: VEGF (Vascular Endothelial Growth Factor) gibi faktörler, saç foliküllerinin etrafındaki kan damarlarının gelişimini artırır. Bu, saç foliküllerine daha fazla oksijen, besin ve diğer gerekli maddelerin ulaşmasını sağlayarak saç sağlığını destekler.
  • Hücre Proliferasyonu ve Farklılaşması: Büyüme faktörleri, saç folikülü kök hücrelerinin çoğalmasını ve farklılaşmasını destekleyerek yeni saç büyümesini tetikleyebilir.
  • Anti-inflamatuar Etki: Bazı büyüme faktörleri, saç dökülmesine neden olan inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir, özellikle alopesi areata gibi durumlarda faydalı olabilir.

Bu çok yönlü etki mekanizması sayesinde, PRP tedavisi saç dökülmesini yavaşlatma, mevcut saç tellerini güçlendirme ve yeni saç büyümesini teşvik etme potansiyeline sahiptir.

PRP Tedavisi Nasıl Uygulanır? Adım Adım Süreç

PRP tedavisi, genellikle poliklinik ortamında, deneyimli bir uzman hekim tarafından uygulanan basit ve nispeten kısa bir işlemdir.

  1. Kan Alımı: Tedaviye başlanmadan önce, hastanın koldan steril koşullar altında genellikle 15-20 ml kadar kanı alınır. Bu miktar, standart bir kan testinden alınan miktara benzerdir ve hastaya herhangi bir rahatsızlık vermez.
  2. Santrifüj İşlemi: Alınan kan, özel bir santrifüj cihazına yerleştirilir. Santrifüj, numuneyi yüksek hızda döndürerek kan bileşenlerini yoğunluklarına göre ayırır. Bu işlem genellikle 8-10 dakika sürer. Bu ayrıştırma sonucunda, kanın alt kısmında kırmızı kan hücreleri, üst kısmında ise trombositten fakir plazma (PPP) ve trombositlerin yoğunlaştığı ince bir tabaka (buff coat) ile trombositten zengin plazma (PRP) bulunur.
  3. PRP'nin Ayrıştırılması: Uzman doktor, özel bir enjektör kullanarak trombositten zengin plazma kısmını dikkatlice ayrıştırır. Bu kısım, saç büyümesini ve iyileşmeyi tetikleyecek değerli büyüme faktörlerini içerir.
  4. Saçlı Deriye Enjeksiyon: Elde edilen PRP, çok ince uçlu iğneler kullanılarak saç dökülmesi yaşanan veya yeni saç büyümesinin istendiği bölgelere mikroenjeksiyonlar şeklinde uygulanır. Enjeksiyonlar genellikle ağrısız veya minimal ağrılıdır, ancak hastanın konforu için lokal anestezik kremler kullanılabilir.
  5. İşlemin Süresi: Tüm işlem, kan alımından enjeksiyonlara kadar ortalama 30-45 dakika sürer. Hastalar işlem sonrası hemen normal yaşantılarına devam edebilirler.

Seans Protokolü ve Sonuç Görme Süresi

PRP tedavisinden en iyi sonuçları alabilmek için belirli bir seans protokolüne uyulması önemlidir.

  • Yükleme Seansları: Genellikle tedavinin başlangıcında ayda bir kez olmak üzere 3-4 seanslık bir "yükleme" dönemi önerilir. Bu başlangıç seansları, saç foliküllerini aktif olarak uyarmak ve bir başlangıç tabanı oluşturmak için kritik öneme sahiptir.
  • İdame Seansları: Yükleme seansları tamamlandıktan sonra elde edilen sonuçların korunması ve devamlılığının sağlanması amacıyla idame seansları uygulanır. Bu seanslar genellikle 6 ayda bir veya yılda bir kez tekrarlanır. İdame seanslarının sıklığı, hastanın kişisel yanıtına ve saç dökülmesinin şiddetine göre değişebilir.
  • Sonuç Görme Süresi: PRP tedavisinin sonuçları anında ortaya çıkmaz. Saç büyüme döngüsü ve yenilenme süreci zaman aldığı için belirgin iyileşmeler genellikle 3-4. seanstan sonra gözlemlenmeye başlar. Hastalar genellikle ilk aylarda saç dökülmesinde azalma, ardından saç tellerinde kalınlaşma ve yoğunlukta artış fark ederler. Tam ve kalıcı sonuçlar için sabır ve düzenli seanslara devamlılık esastır.

PRP Tedavisinin Etkinliği ve Kombinasyon Tedavileri

Pek çok klinik çalışma, PRP tedavisinin saç dökülmesi yaşayan bireylerde saç yoğunluğunu ve kalınlığını artırmada etkili olabileceğini göstermektedir.

  • Etkinlik Oranı: Genel olarak, yapılan araştırmalar PRP tedavisinin, özellikle androjenetik alopesi (erkek tipi kellik) ve telogen effluvium gibi yaygın saç dökülmesi türlerinde, hastaların %60-70'inde belirgin yoğunluk artışı sağladığını ortaya koymaktadır.
  • En İyi Sonuçlar İçin Kombinasyon: PRP, tek başına etkili olmakla birlikte, diğer tedavi yöntemleriyle kombinasyonda sinerjik etki göstererek çok daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir. Örneğin, Minoksidil ve Finasterid gibi topikal ve oral ilaçlarla birlikte kullanıldığında PRP'nin etkinliği artmaktadır. Bu kombinasyonlar, saç büyüme yollarını farklı açılardan hedef alarak daha kapsamlı bir tedavi sunar.
  • Mezoterapi ile Karşılaştırma: Saç dökülmesi tedavilerinde sıkça karıştırılan bir diğer yöntem de saç mezoterapisidir. Mezoterapi, saç derisine vitamin, mineral, amino asit ve antioksidan karışımlarının enjekte edilmesidir. PRP'de ise kişinin kendi kanından elde edilen büyüme faktörleri kullanılır. Her iki yöntem de saç foliküllerini beslemeyi ve canlandırmayı hedeflerken, etki mekanizmaları ve içeriği farklıdır.
Özellik
İçerik
PRP Tedavisi
Kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma ve büyüme faktörleri
Saç Mezoterapisi
Vitaminler, mineraller, amino asitler, antioksidanlar, hyaluronik asit vb.
Özellik
Etki Mekanizması
PRP Tedavisi
Büyüme faktörleri ile folikül uyarımı, hücre yenilenmesi, damarlanma artışı
Saç Mezoterapisi
Folikülleri besleme, kan dolaşımını artırma, dökülmeyi azaltma
Özellik
Kaynak
PRP Tedavisi
Otolog (kişinin kendi kanı)
Saç Mezoterapisi
Farmasötik karışımlar (dışarıdan)
Özellik
Uygulama
PRP Tedavisi
Mikroenjeksiyonlar
Saç Mezoterapisi
Mikroenjeksiyonlar
Özellik
Hedef
PRP Tedavisi
Saç folikülü gençleştirme, yeni saç büyümesi teşviki
Saç Mezoterapisi
Saç tellerini güçlendirme, dökülmeyi durdurma

Unutmayın: Bu bir genel karşılaştırmadır. Kişisel durumunuza uygun tedavi seçeneği için mutlaka bir uzmana danışmanız gerekmektedir.

PRP ve Saç Ekimi: Güçlü Bir Destekleyici

PRP tedavisi, saç ekimi operasyonlarında önemli bir tamamlayıcı rol oynar. Saç ekiminin başarısını artırmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla çeşitli aşamalarda kullanılabilir:

  • Greft Solüsyonuna Eklenmesi: Ekim sırasında saç kökleri (greftler) vücut dışında bekletilirken özel bir solüsyon içerisinde muhafaza edilir. PRP'nin bu greft solüsyonuna eklenmesi, greftlerin canlılığını ve kalitesini artırarak ekim sonrası başarısını yükseltebilir. Büyüme faktörleri, greftlerin stres direncini artırarak ekilen köklerin daha sağlıklı tutunmasına yardımcı olur.
  • Operasyon Sonrası İyileşmeyi Hızlandırma: Saç ekimi operasyonundan hemen sonra veya ilerleyen dönemlerde saçlı deriye uygulanan PRP enjeksiyonları, operasyon bölgesindeki iyileşme sürecini hızlandırabilir. Bu, yara izlerinin daha hızlı kapanmasına, şişliğin azalmasına ve ekilen saç köklerinin daha çabuk adapte olmasına yardımcı olur.
  • Şok Dökülmeyi Azaltma: Saç ekimi sonrası bazı hastalarda "şok dökülme" olarak adlandırılan, mevcut saçların da geçici olarak döküldüğü bir dönem yaşanabilir. PRP tedavisi, bu şok dökülmenin şiddetini azaltmaya ve yeni saçların daha hızlı çıkmasını sağlamaya yardımcı olabilir.
  • Mevcut Saçları Güçlendirme: Saç ekimi, dökülmüş alanlara saç kökü transferi yaparken, mevcut saçların korunması ve güçlendirilmesi de önemlidir. PRP, ekim yapılmayan alanlardaki mevcut saç köklerini uyararak bunların da güçlenmesini ve dökülmemesini destekler.

Saç ekimi öncesi veya sonrası uygulanan PRP tedavisi, genellikle daha dolgun, sağlıklı ve başarılı bir saç ekimi sonucuna katkıda bulunur.

PRP Tedavisi Kimler İçin Uygundur, Kimler İçin Değil?

PRP tedavisi, genellikle güvenli ve iyi tolere edilen bir yöntem olsa da, herkes için uygun değildir. Doğru aday seçimi, tedavinin başarısı ve hastanın güvenliği açısından kritik öneme sahiptir.

Kimler İçin Uygundur?
  • Erken Evre Saç Dökülmesi Yaşayanlar: Özellikle androjenetik alopesinin (erkek tipi kellik ve kadın tipi saç dökülmesi) erken evrelerinde, saç folikülleri tamamen ölmemiş ve zayıflamış ancak hala canlıyken PRP tedavisi çok etkilidir.
  • Saç Telleri İncelmiş ve Zayıflamış Kişiler: Saç tellerinde incelme, cansızlık ve hacim kaybı yaşayanlar için PRP, saçları güçlendirmeye ve kalınlaştırmaya yardımcı olabilir.
  • Daha Yoğun Saçlara Sahip Olmak İsteyenler: Mevcut saçlarını daha dolgun ve sağlıklı hale getirmek isteyenler için tercih edilebilir.
  • Saç Ekimi Yaptıranlar: Saç ekiminin başarısını artırmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak isteyenler için destekleyici bir tedavidir.
  • Alopecia Areata (Sınırlı Saç Kaybı) Hastaları: Otoimmün bir rahatsızlık olan alopecia areata'nın belirli formlarında bölgesel saç çıkışını tetikleyebilir.
  • Kimyasal İşlemlerden Dolayı Saçları Zarar Görenler: Aşırı kimyasal uygulamalar (boya, perma vb.) nedeniyle zayıflamış saç köklerini canlandırmaya yardımcı olabilir.
Kimler İçin Uygun Değil? (Kontrendikasyonlar)

PRP tedavisi, aşağıdaki durumlarda uygun olmayabilir veya dikkatli olunması gerekebilir:

  • Aktif Enfeksiyonlar: Tedavi bölgesinde veya vücutta aktif bir enfeksiyon varlığı, enfeksiyonun yayılma riskini artırabilir.
  • Kanama Bozuklukları veya Pıhtılaşma Sorunları: Hemofili gibi kan pıhtılaşmasını etkileyen hastalıklar veya kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde kanama riski artabilir.
  • Trombosit Bozuklukları: Trombosit sayısı veya fonksiyonu ile ilgili bozuklukları olan kişilerde PRP'nin faydalı olmayabilir veya risk oluşturabilir.
  • Şiddetli Anemi: Ciddi kansızlık durumlarında hastanın kanından yeterli kalitede PRP elde etmek zor olabilir.
  • Kanser Hastaları ve Kemoterapi Alanlar: Özellikle kan kanserleri veya aktif kanser tedavisi gören hastalarda önerilmez. Kemoterapi alan bireylerin bağışıklık sistemi baskılanmış olduğundan, herhangi bir invaziv işlem riskli olabilir.
  • Otoimmün Hastalıkları Olanlar: Lupus gibi bazı otoimmün hastalıkları olan kişilerde immün yanıtın kontrolsüz tetiklenme riski olabilir.
  • Ciddi Sistemik Hastalıklar: Kontrol altında olmayan diyabet, karaciğer veya böbrek hastalıkları gibi ciddi sistemik rahatsızlığı olanlar için uygun olmayabilir.
  • Hamilelik ve Emzirme Dönemi: Hamile ve emziren kadınlar üzerinde yeterli çalışma bulunmadığından, bu dönemlerde PRP tedavisi önerilmez.
  • Tamamen Dökülmüş Alanlar: Saç köklerinin tamamen yok olduğu, parlak ve pürüzsüz alanlarda (aşırı derecede ilerlemiş kellik) PRP tedavisi yeni saç büyümesini tetikleyemez, çünkü uyarılacak folikül kalmamıştır. Bu gibi durumlarda saç ekimi daha uygun bir çözüm olabilir.

Her zaman olduğu gibi, bir uzman hekim ile detaylı bir danışma yaparak kişisel sağlık durumunuzun PRP tedavisine uygun olup olmadığını değerlendirmeniz önemlidir.

PRP Tedavisinin Potansiyel Yan Etkileri ve Güvenlik

PRP tedavisi, kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerjik reaksiyon riski oldukça düşüktür. Ancak her tıbbi işlemde olduğu gibi, bazı potansiyel yan etkiler ve dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır:

  • Enjeksiyon Bölgesinde Ağrı ve Hassasiyet: Enjeksiyonlar sırasında veya sonrasında hafif ağrı, hassasiyet veya rahatsızlık hissi yaşanabilir. Bu genellikle kısa süreli ve hafiftir.
  • Morarma ve Şişlik: Enjeksiyon yapılan bölgelerde hafif morarma veya şişlik görülebilir. Bu durumlar genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden düzelir.
  • Enfeksiyon Riski: Herhangi bir enjeksiyon işleminde olduğu gibi, sterilizasyon kurallarına uyulmazsa enfeksiyon riski teorik olarak mevcuttur. Deneyimli ve hijyenik bir klinikte bu risk minimaldir.
  • Sinir veya Damar Hasarı: Çok nadiren, enjeksiyonlar sırasında yüzeysel sinir veya kan damarlarına zarar verme riski vardır. Doğru teknik ve anatomi bilgisine sahip bir uzman tarafından yapıldığında bu risk de çok düşüktür.
  • Baş Ağrısı: Bazı kişilerde nadiren işlem sonrası hafif baş ağrısı gözlemlenebilir.

Genel olarak, PRP tedavisi, doğru uygulandığında oldukça güvenli kabul edilen bir yöntemdir.

PRP Tedavisi: Maliyet ve Türkiye'deki Durum

PRP tedavisinin maliyeti, kliniğin bulunduğu yere, uygulayan uzmanın deneyimine, kullanılan ekipmanların kalitesine ve tek bir seansın mı yoksa bir tedavi paketinin mi alındığına göre değişiklik göstermektedir.

  • Türkiye'deki Fiyat Aralığı: Türkiye'de bir PRP seansının maliyeti genellikle 1500 TL ile 4000 TL arasında değişmektedir. Birçok klinik, 3-4 seanslık tedavi paketleri sunarak hastalar için daha uygun fiyat seçenekleri oluşturabilmektedir.
  • Fiyatı Etkileyen Faktörler:
    • Klinik ve Doktorun Deneyimi: Alanında uzman ve deneyimli bir doktorun uyguladığı tedavilerin maliyeti genellikle daha yüksektir.
    • Kullanılan Kit Kalitesi: PRP’nin hazırlanmasında kullanılan kitlerin kalitesi ve sterilitesi fiyatı etkileyen önemli bir faktördür. Yüksek kaliteli kitler daha saf ve konsantre PRP elde edilmesini sağlar.
    • Paket Anlaşmaları: Birden fazla seansı içeren paket anlaşmaları genellikle tek seans fiyatından daha avantajlıdır.
    • Ek Hizmetler: Bazı klinikler, PRP tedavisini, saç analizi, vitamin takviyeleri veya topikal ürünler gibi diğer destekleyici hizmetlerle birlikte sunabilir, bu da toplam maliyeti etkiler.

Saç ekimi fiyatları ile karşılaştırıldığında, PRP tedavisi genellikle daha uygun fiyatlı bir seçenektir, ancak her iki tedavinin de farklı amaçları ve endikasyonları vardır. Saç ekimi, tamamen dökülmüş alanlara saç kökü naklini hedeflerken, PRP mevcut saçları güçlendirme ve dökülmeyi yavaşlatma odaklıdır.

Sonuç: PRP Tedavisi Saç Dökülmesinde Bir Çözüm mü?

PRP tedavisi saç dökülmesinde etkili mi sorusuna net bir yanıt vermek gerekirse: evet, birçok durumda oldukça etkili bir yöntemdir, ancak tek başına bir "mucize tedavi" olarak görülmemelidir. PRP, özellikle saç dökülmesinin erken evrelerinde, saç folikülleri hala canlı ve uyarılabilir durumdayken en iyi sonuçları verir. Saç ekimini destekleyici bir tedavi olarak kullanıldığında ise, hem greftlerin tutunma oranını artırabilir hem de iyileşme sürecini hızlandırarak daha sağlıklı bir sonuç elde edilmesine katkıda bulunabilir.

Önemli olan, tedaviyi hastanın durumuna ve saç dökülmesinin şiddetine göre kişiselleştirmektir. Tamamen körelmiş foliküllerin olduğu veya ileri düzeyde dökülme görülen bölgelerde yeni saç çıkışını sağlaması pek olası değildir. Bu tür durumlarda saç ekimi gibi daha radikal çözümler düşünülmelidir.

PRP tedavisini düşünen herkesin, öncelikle saç dökülmesinin nedenini belirlemek ve en uygun tedavi planını oluşturmak üzere alanında uzman bir dermatolog veya saç restorasyon uzmanına danışması kritik öneme sahiptir. Uzman hekiminiz, sizin için en doğru kararı vermenizde yardımcı olacak ve beklentilerinizi gerçekçi bir zemine oturtacaktır.

SSS

Sıkça Sorulan Sorular

PRP Tedavisi: Saç Dökülmesinde Etkili mi? ile ilgili merak edilen sorular.

PRP tedavisi sırasında minimal düzeyde bir rahatsızlık hissedilebilir. Genellikle lokal anestezik kremler veya enjeksiyonlar kullanılarak ağrı hissi en aza indirilir. İşlem sonrası hafif hassasiyet veya ağrı normaldir ve genellikle kısa sürede geçer.
PRP tedavisinin sonuçları kişinin genetik yapısına, saç dökülmesinin nedenine ve tedaviye verdiği yanıta göre değişiklik gösterir. Genellikle ilk yükleme seanslarından sonra elde edilen sonuçların korunabilmesi için 6 ayda bir veya yılda bir idame seansları önerilir. Tedavinin kalıcılığı, düzenli idame seansları ve yaşam tarzı faktörleriyle yakından ilişkilidir.
PRP, kişinin kendi kanından elde edildiği için alerjik reaksiyon riski yok denecek kadar azdır. Enjeksiyon yerinde hafif morarma, kızarıklık, şişlik veya hassasiyet gibi kısa süreli ve hafif yan etkiler görülebilir. Steril koşullarda yapılmadığında enfeksiyon riski teorik olarak mevcuttur.
Tek bir PRP seansı kan alımı ve enjeksiyonlar dahil yaklaşık 30-45 dakika sürer. İşlem sonrası genellikle günlük aktivitelere hemen dönülebilir. İlk 24 saat saçların yıkanmaması, ağır egzersizden kaçınılması ve doğrudan güneşe maruz kalmaktan korunulması önerilebilir. Doktorunuz, size özel bakım talimatları verecektir.
Hayır, PRP tedavisi sadece saç dökülmesi için değil, ortopedi (eklem ağrıları, tendon yaralanmaları), estetik dermatoloji (cilt gençleştirme, yara iyileşmesi), diş hekimliği ve göz hastalıkları gibi farklı tıbbi alanlarda da iyileşmeyi hızlandırmak ve doku yenilenmesini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır.
Trombositten zengin plazma (PRP) tedavisinin saç dökülmesinde etkinliği, seans sayısı ve maliyeti. Bu yazıda konuyla ilgili tüm detayları, uzman görüşlerini ve pratik önerileri bulabilirsiniz.
Klinik seçiminde Sağlık Bakanlığı ruhsatı, doktorun deneyimi ve uzmanlık alanı, gerçek hasta yorumları, öncesi/sonrası fotoğrafları, hijyen koşulları ve şeffaf fiyatlandırma kriterlerini değerlendirin. Mutlaka birkaç klinikten ücretsiz konsültasyon alın.
Saç ekimi lokal anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sonrası ilk 24-48 saatte hafif sızlama olabilir; reçete edilen ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.
Greft sayısına bağlı olarak saç ekimi ortalama 6-8 saat sürer. 4000+ greft gibi yoğun seanslar tek günde tamamlanır; bazı klinikler büyük alanları iki güne yayar.
İlk belirgin uzama 3-4. ayda başlar, yoğun çıkış 6-8. ayda fark edilir. Kalıcı ve nihai görünüm işlemden 12-18 ay sonra ortaya çıkar.
Ense bölgesinden alınan greftler DHT hormonuna dirençli olduğundan ekilen saçlar ömür boyu kalıcıdır. Ancak ekim yapılmayan bölgelerdeki mevcut saçlar dökülmeye devam edebilir.
İlk 3 gün kabuklanma ve hafif şişlik görülür. 10. günde kabuklar tamamen dökülür. 2-4. haftada şok dökülme yaşanır; bu normaldir. Sosyal hayata dönüş genellikle 7-10 gün içinde mümkündür.
FUE'de greftler önce açılan kanallara, DHI'da ise Choi implanter kalemiyle doğrudan yerleştirilir. DHI daha sık ekim ve daha kısa iyileşme sunarken FUE daha geniş alanlarda esneklik sağlar.
Fiyat; greft sayısına, kullanılan teknik (Safir FUE, DHI, Hibrit), kliniğin uzmanlık seviyesine, doktorun deneyimine ve şehre göre değişir. Türkiye, kalite/fiyat dengesiyle dünya genelinde tercih edilen bir merkezdir.
18 yaş üstü, saç dökülmesi stabil hale gelmiş, ense (donör) bölgesi yeterli yoğunlukta olan ve kronik sağlık sorunu bulunmayan kişiler aday olabilir. Final karar doktor konsültasyonunda verilir.
İlk 10-15 gün ağır spor, sauna, deniz/havuz, alkol ve sigaradan kaçınılmalı; başın darbeden korunması ve doktorun verdiği yıkama protokolüne harfiyen uyulması gerekir.
Ekimden 2-8 hafta sonra ekilen saçların geçici olarak dökülmesidir. Greftin kökü canlı kalır ve 3-4 ay içinde yeniden ve kalıcı şekilde çıkmaya başlar. Tamamen normaldir.

Ücretsiz Konsültasyon

Saç ekimi yolculuğunuzda doğru kararı almak için uzman değerlendirmesi alın.

Tüm blog yazılarımız için blog ana sayfasını ziyaret edin.