Saç Ekim Klinikleri logoSaç Ekim Klinikleri
Tüm yazılarAlternatif Saç Tedavileri

💊Finasterid Yan Etkileri ve Doğru Kullanım

Finasterid Yan Etkileri ve Doğru Kullanım hakkında kapsamlı rehber: tıbbi temeller, pratik adımlar, maliyet ve sonuç beklentileri.

20 Eylül 2026 9 dk okumaYazan: Saçekimklinik Editör EkibiSon güncelleme: 14 Eylül 2026

Finasterid Nedir ve Saç Dökülmesi Tedavisindeki Rolü

Androgenetik alopesi, yani erkek tipi kellik, hem erkekler hem de kadınlar arasında yaygın görülen bir saç dökülmesi türüdür. Bu durum, genetik yatkınlık ve dihidrotestosteron (DHT) adı verilen bir hormonun etkisiyle ortaya çıkar. DHT, saç foliküllerinin küçülmesine (miniaturizasyon) ve zamanla tamamen kaybolmasına neden olur. Saç dökülmesiyle mücadele eden bireyler için finasterid yan etkileri ve doğru kullanım konusu hayati öneme sahiptir; zira finasterid, DHT üretimini baskılayarak saç dökülmesini yavaşlatan ve hatta yeni saç büyümesini teşvik eden etkili bir ilaçtır.

Finasterid, başlangıçta iyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisinde kullanılan bir ilaç olmasına rağmen, düşük dozlarda (genellikle 1 mg) saç dökülmesi tedavisinde de etkinliği kanıtlanmıştır. İlaç, vücutta testosteronun DHT'ye dönüşümünden sorumlu olan 5-alfa redüktaz enziminin Tip II izoformunu bloke ederek çalışır. Bu mekanizma sayesinde kafa derisindeki DHT seviyesi önemli ölçüde azalır, bu da saç foliküllerinin korunmasına ve minyatürleşmenin tersine çevrilmesine yardımcı olur. Ancak bu güçlü etki, potansiyel yan etkileri de beraberinde getirebilir ve bu nedenle finasterid yan etkileri ve doğru kullanım hakkında kapsamlı bilgi sahibi olmak, tedavi kararını verirken ve sürdürürken kritik öneme sahiptir.

Finasteridin Saç Döngüsüne Etkileri

Saç büyüme döngüsü; anajen (büyüme), katajen (geçiş) ve telojen (dinlenme/dökülme) olmak üzere üç ana fazdan oluşur. Androgenetik alopeside, DHT hormonunun etkisiyle anajen faz kısalır ve saç foliküllerin minyatürleşmesiyle birlikte telojen fazdaki saçların oranı artar. Finasterid, bu süreci tersine çevirerek anajen fazın uzamasına ve saç foliküllerinin eski sağlıklı boyutlarına dönmesine yardımcı olur. Bu sayede, saç telleri daha kalın, daha güçlü ve daha uzun ömürlü hale gelir.

Saç ekimi düşünen veya operasyon geçirmiş hastalar için finasterid, ekilen saçların ömrünü uzatmak ve mevcut saçların dökülmesini yavaşlatmak amacıyla sıklıkla önerilen bir medikal tedavi yöntemidir. Özellikle saç ekimi sonrası doğal görünümü korumak ve dökülmenin devam etmesini engellemek için destekleyici tedavi olarak kullanımı yaygındır. Bu nedenle, finasterid kullanımına başlarken doktor kontrolü ve bilgilendirme süreci büyük önem taşır.

Finasterid Yan Etkileri: Potansiyel Riskler ve Yönetimi

Her güçlü ilaçta olduğu gibi, finasteridin de bazı yan etkileri bulunmaktadır. Bu yan etkilerin çoğu nadir görülmekle birlikte, ilacı kullanmayı düşünen herkesin bu potansiyel risklerin farkında olması ve bir hekimle detaylı bir şekilde değerlendirmesi gerekmektedir. Finasterid yan etkileri ve doğru kullanım başlıklı bu bölümde, en sık karşılaşılan yan etkileri ve bu durumlarla başa çıkma stratejilerini ele alacağız.

Cinsel Yan Etkiler

Finasteridin en bilinen ve en çok tartışılan yan etkilerinden biri cinsel fonksiyonlar üzerindeki etkileridir. Bunlar arasında cinsel istekte azalma (libido kaybı), erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu) ve ejakülasyon bozuklukları (meni miktarında azalma veya boşalma sorunları) yer almaktadır. Klinik çalışmalarda bu yan etkilerin görülme sıklığı genellikle düşüktür (%1 ila %3 civarında) ve ilacın kesilmesiyle genellikle geri dönüşümlüdür. Ancak, bazı olgularda "post-finasterid sendromu" adı verilen, ilacın bırakılmasından sonra bile yan etkilerin devam etmesi durumu bildirilmiştir, ancak bu durumun bilimsel kanıtları ve mekanizması hala araştırılmaktadır.

  • Libido Azalması: Cinsel isteksizlik, finasterid kullanan bazı erkeklerde görülebilir.
  • Erektil Disfonksiyon: Sertleşme güçlüğü veya sertleşme kalitesinde düşüş yaşanması.
  • Ejakülasyon Bozuklukları: Boşalma sırasında meni hacminde azalma veya boşalma hissinin zayıflaması.

Bu tür yan etkilerle karşılaşan hastaların ürkmesine gerek yoktur. Tedaviyi bırakma kararı almadan önce mutlaka doktorlarıyla konuşmalı ve alternatif çözümler veya doz ayarlamaları hakkında bilgi almalıdırlar.

Psikolojik Yan Etkiler

Son yıllarda, finasterid kullanımıyla ilişkili olası psikolojik yan etkiler de gündeme gelmiştir. Depresyon, anksiyete ve nadiren intihar düşünceleri gibi ruh hali değişiklikleri bildirilmiştir. Bu yan etkilerin mekanizması tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte, ilacı kullanan bireylerde ruh hali değişiklikleri veya depresif belirtiler gözlemlenirse, derhal bir sağlık profesyoneline başvurulması önemlidir. Ruhsal sağlığına ilişkin geçmişi olan bireylerin finasterid kullanmadan önce doktorlarıyla bu konuları mutlaka paylaşmaları gerekmektedir.

Meme Hassasiyeti ve Jinekomasti

Nadiren de olsa, finasterid kullanan erkeklerde meme hassasiyeti, meme büyümesi (jinekomasti) veya meme ucundan akıntı gibi yan etkiler görülebilir. Hormonal denge üzerindeki etkileri nedeniyle bu durumlar ortaya çıkabilir. Jinekomasti genellikle ilacın kesilmesiyle düzelir, ancak bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu belirtiler fark edildiğinde doktora başvurulması önemlidir.

Diğer Yan Etkiler

Daha az yaygın olmakla birlikte, başka yan etkiler de görülebilir:

  • Cilt reaksiyonları (kaşıntı, döküntü)
  • Testis ağrısı
  • Alerjik reaksiyonlar (şişlik, nefes darlığı – acil tıbbi müdahale gerektirir)
  • Hafif karaciğer enzim yükselmeleri (düzenli kontrol gerektirebilir)

Yan Etki Yönetimi: Yan etkilerle karşılaşıldığında en önemli adım, ilacı kendi başınıza kesmek yerine bir doktora danışmaktır. Doktorunuz, dozajı ayarlayabilir, ilacın kullanımını geçici olarak durdurabilir veya tamamen keserek alternatif tedaviler önerebilir. Çoğu yan etki ilacın bırakılmasıyla düzelme eğilimindedir.

Finasteridin Doğru Kullanımı ve Konsültasyon Süreci

Finasterid, reçeteli bir ilaçtır ve yalnızca bir sağlık profesyonelinin yönlendirmesiyle kullanılmalıdır. Finasterid yan etkileri ve doğru kullanım rehberinin bu bölümü, ilacın nasıl ve hangi şartlarda kullanılması gerektiği hakkında yol gösterir.

Uzman Bir Doktora Danışma

Finasterid tedavisine başlamadan önceki en kritik adım, konunun uzmanı bir dermatolog veya saç ekimi doktoru ile detaylı bir konsültasyondur. Bu görüşmede, bireyin genel sağlık durumu, tıbbi geçmişi, varsa düzenli kullandığı ilaçlar ve saç dökülmesinin tipi ve şiddeti değerlendirilir. Doktor, saç dökülmesinin nedenini teşhis etmek için trichoscopy gibi çeşitli tanı yöntemleri kullanabilir. Bu sayede, saç dökülmesinin androgenetik alopesiden mi yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığı netleştirilir.

  • Kişisel Tıbbi Geçmiş: Herhangi bir karaciğer, böbrek hastalığı veya hormonal bozukluk öyküsü mutlaka paylaşılmalıdır.
  • Mevcut İlaçlar: Düzenli kullanılan tüm ilaçlar (reçeteli, reçetesiz, bitkisel takviyeler dahil) hakkında doktora bilgi verilmelidir.
  • Beklentilerin Belirlenmesi: Tedaviden beklentiler gerçekçi bir şekilde konuşulmalı ve finasteridin potansiyel faydaları ile riskleri net bir şekilde anlaşılmalıdır.
  • Kan Değerleri: Doktorunuz, finasterid kullanmadan önce ve tedavi sırasında hormon seviyeleri ve karaciğer fonksiyonları gibi belirli kan testleri isteyebilir.

Dozaj ve Uygulama Şekli

Finasterid, androgenetik alopesi tedavisinde genellikle günde bir kez 1 mg dozunda oral yolla alınır. İlacın düzenli ve belirlenen dozda kullanılması büyük önem taşır; çünkü etkinliği bu disipline bağlıdır. Tedavinin ilk aylarında hemen sonuç beklemek yerine, sabırlı olmak ve en az 6-12 ay boyunca düzenli kullanımın ardından gözle görülür iyileşmeler beklemek gerekir.

Önemli Notlar:

  • Kadınlarda Kullanım: Finasterid, kadın tipi saç dökülmesi tedavisinde genelde önerilmez ve hamile veya hamile kalma potansiyeli olan kadınların kesinlikle kullanmaması gerekir. Çünkü teratojenik etkileri olabilir ve erkek fetüslerde ciddi gelişim bozukluklarına yol açabilir.
  • Çocuklar: 18 yaş altı erkek çocuklarda kullanımı önerilmez.
  • PSA Testi: Finasterid, prostat spesifik antijen (PSA) seviyelerini düşürebilir. Eğer prostat kanseri taraması için PSA testi yapılacaksa, bu durum test sonucunu etkileyebilir. Bu nedenle, doktora finasterid kullanıldığı mutlaka bildirilmelidir.

Tedavi Süresi ve İzlem

Finasterid tedavisi genellikle uzun sürelidir. İlacın faydaları devam ettiği sürece kullanıma devam edilebilir. Tedavinin kesilmesi durumunda, ilacın sağladığı faydalar genellikle 6-12 ay içinde geri dönebilir ve saç dökülmesi eski seviyesine ulaşabilir. Bu nedenle, kararlı ve uzun vadeli bir taahhüt gerektirir.

Periyodik doktor kontrolleri, finasterid tedavisinin önemli bir parçasıdır. Bu kontrollerde, ilacın etkinliği, olası yan etkilerin varlığı ve genel sağlık durumu değerlendirilir. Yan etkiler veya endişeler ortaya çıktığında derhal doktora başvurmak, herhangi bir sorunun erken tespiti ve yönetimi için kritik öneme sahiptir.

Minoksidil ile Karşılaştırma

Finasterid, DHT'yi sistemik olarak engelleyerek etkili olurken, Minoksidil topikal olarak uygulanan ve saç foliküllerine kan akışını artırarak etki eden başka bir saç dökülmesi ilacıdır. İki ilacın etki mekanizmaları farklı olduğundan, bazı durumlarda doktor kontrolünde birlikte de kullanılabilirler.

Özellik
Etki Mekanizması
Finasterid (Oral)
DHT'yi bloke ederek saç folikülü minyatürleşmesini engeller
Minoksidil (Topikal)
Saç foliküllerine kan akışını artırır, büyüme fazını uzatır
Özellik
Uygulama
Finasterid (Oral)
Günde tek doz oral tablet
Minoksidil (Topikal)
Günde 1-2 kez saç derisine sprey/damla olarak uygulanır
Özellik
Yan Etkiler
Finasterid (Oral)
Cinsel, psikolojik yan etkiler, jinekomasti
Minoksidil (Topikal)
Kafa derisi tahrişi, yüz tüylenmesi, kalp çarpıntısı
Özellik
Cinsiyet
Finasterid (Oral)
Erkeklerde yaygın, kadınlarda dikkatli/kontrendike
Minoksidil (Topikal)
Erkek ve kadınlarda kullanılabilir
Özellik
Reçete
Finasterid (Oral)
Reçeteli
Minoksidil (Topikal)
Reçeteli veya reçetesiz (konsantrasyona göre)
Özellik
Kalıcılık
Finasterid (Oral)
Kullanım bırakıldığında etkileri geri dönebilir
Minoksidil (Topikal)
Kullanım bırakıldığında etkileri geri dönebilir
Özellik
Sistemik
Finasterid (Oral)
Evet
Minoksidil (Topikal)
Minimal sistemik emilim (çoğunlukla lokal etki)

Finasterid ve Saç Ekim Süreci: Kombinasyon ve Destekleyici Tedavi

Saç ekimi, kalıcı bir çözüm sunarken, finasterid gibi medikal tedaviler, mevcut saçların korunmasında ve ekilen saçların uzun ömürlü olmasında önemli bir rol oynar. Finasterid yan etkileri ve doğru kullanım bağlamında, saç ekimi öncesi ve sonrası finasterid kullanımının önemi ayrı bir başlık altında incelenmelidir.

Saç Ekimi Öncesi Finasterid Kullanımı

Bazı saç ekimi klinikleri, operasyondan önce finasterid kullanımını önerebilir. Bunun temel amacı, operasyona girmeden önce mevcut saç köklerini güçlendirmek, saç dökülmesini stabil hale getirmek ve ameliyat sonrası şok dökülme riskini azaltmaktır. Bu sayede, ekim yapılacak alanda daha sağlıklı bir zemin hazırlanmış olur. Donör bölgedeki saçların kalitesini artırarak daha iyi sonuçlar elde etmeye de yardımcı olabilir.

  • Dökülmenin Stabilizasyonu: Aktif dökülmeyi yavaşlatarak, ekim planlamasının daha doğru yapılmasına olanak tanır.
  • Mevcut Saçların Korunması: Ekim yapılmayacak alanlardaki zayıflamış saç foliküllerinin güçlenmesine yardımcı olur.
  • Şok Dökülmenin Azaltılması: Saç ekimi sonrası bazı hastalarda geçici şok dökülme görülebilir; finasterid bu etkiyi hafifletmeye yardımcı olabilir.

Saç Ekimi Sonrası Finasterid Kullanımı

Saç ekimi sonrasında finasterid kullanımı oldukça yaygındır ve birçok uzman tarafından tavsiye edilir. Bunun nedeni, ekilen saçların genellikle DHT'ye dirençli olan ense bölgesinden alınması olsa da, mevcut ve ekim yapılmamış saçların dökülmeye devam etme potansiyelidir. Finasterid, bu mevcut saçları koruyarak saç çizgisinin gerilemesini veya saç yoğunluğunun azalmasını engellemeyi hedefler. Ayrıca, ekilen saçların daha hızlı ve sağlıklı büyümesine de destek olabilir.

Saç ekimi sonrasında finasterid kullanımıyla ilgili önemli noktalar:

  • Mevcut Saçların Korunması: Finasterid, ekim yapılmamış bölgelerdeki saçların dökülmesini yavaşlatır ve uzun vadede doğal görünümün korunmasına yardımcı olur.
  • DHT'nin Baskılanması: Genel olarak kafa derisindeki DHT seviyesini düşürerek, potansiyel olarak ekilen saçların da daha güçlü tutunmasına katkıda bulunur.
  • Şok Dökülme Yönetimi: Operasyon sonrası gözlenebilecek geçici şok dökülme sürecine destek olabilir.
  • Uzun Süreli Sonuç: Saç ekimi ile elde edilen sonucun kalıcılığını ve estetik bütünlüğünü optimize etmek için finasterid, uzun süreli bir stratejinin parçası olarak değerlendirilir.

Saç ekimi operasyonu geçirmiş veya geçirmeyi planlayan her birey, finasterid kullanımının kendi durumları için uygun olup olmadığını ve olası yan etkileri detaylı bir şekilde doktorlarıyla görüşmelidir. Bu, hem medikal tedavi hem de cerrahi prosedürden en iyi sonuçları almanın anahtarıdır.

Risk Yönetimi ve Alternatif Yaklaşımlar

Finasterid yan etkileri ve doğru kullanım konusunu değerlendirirken, olası riskleri yönetmek ve gerektiğinde alternatif tedavi yaklaşımlarını gözden geçirmek kritik önem taşır. Her bireyin vücudu farklı tepkiler verebileceğinden, kişiselleştirilmiş bir tedavi stratejisi oluşturmak esastır.

Riskleri Minimize Etme Stratejileri

  • Düşük Doz Başlangıcı: Bazı doktorlar, olası yan etkileri gözlemlemek amacıyla daha düşük dozlarla başlayıp kademeli olarak dozu artırmayı tercih edebilirler.
  • Alternatif Uygulama Şekilleri: Son zamanlarda, oral finasteridin yan etkilerini azaltmak amacıyla topikal finasterid formları da araştırılmaktadır. Bu formlar henüz yaygın olmasa da, gelecekte bir seçenek olabilir.
  • Düzenli Doktor Kontrolleri: Tedavi süresince düzenli olarak doktor kontrolüne gitmek, yan etkilerin erken aşamada tespit edilmesine ve yönetilmesine olanak tanır.
  • Açık İletişim: Yan etkiler veya rahatsızlıklar yaşandığında, bunu doktorunuzla açıkça paylaşmaktan çekinmeyin. Utanılacak bir durum değildir ve erken müdahale önemlidir.

Finasteride Alternatif Tedaviler

Finasterid kullanmak istemeyen veya yan etkilerinden dolayı kullanamayan kişiler için çeşitli alternatif tedavi seçenekleri mevcuttur. Bu alternatifler, finasterid kadar güçlü olmasalar da, bazı kişiler için faydalı olabilir.

  • Minoksidil: Topikal olarak uygulanan Minoksidil, saç derisindeki kan akışını artırarak saç büyümesini uyarır. Hem erkek hem de kadın tipi saç dökülmesinde kullanılır.
  • PRP (Platelet Rich Plasma) Tedavisi: Hastanın kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin plazmanın saçlı deriye enjekte edilmesi işlemidir. Saç köklerini besleyerek güçlenmelerine yardımcı olur.
  • Lazer Terapisi (LLLT): Düşük seviyeli lazer terapisi, saç foliküllerini uyararak saç büyümesini teşvik edebilir. Evde kullanılabilecek cihazlar veya klinik uygulamalar mevcuttur.
  • Mikroiğneleme (Dermaroller/Dermapen): Saç derisinde mikro kanallar açarak kan dolaşımını artırır ve saç büyümesini teşvik eden faktörlerin salınımını tetikler. Genellikle Minoksidil ile birlikte kullanılır.
  • Doğal Takviyeler: Biyotin, Saw Palmetto, çinko ve demir gibi takviyeler, saç sağlığını destekleyebilir ancak doğrudan saç dökülmesini durdurma yetenekleri finasterid kadar güçlü değildir ve bilimsel kanıtları daha zayıftır.

Tedavi Kararının Önemi: Saç dökülmesi tedavisi karmaşık bir konudur ve her birey için farklı bir yaklaşım gerektirebilir. Finasterid yan etkileri ve doğru kullanım hakkında kapsamlı bilgi edinmek ve tüm tedavi seçeneklerini bir uzmana danışarak değerlendirmek, hem sağlıklı bir karar vermek hem de memnuniyet verici sonuçlar almak için elzemdir. Unutulmamalıdır ki, saç ekimi gibi cerrahi çözümlerle medikal tedaviler birleştirildiğinde genellikle en iyi ve en kalıcı sonuçlar elde edilir.

SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Finasterid Yan Etkileri ve Doğru Kullanım ile ilgili merak edilen sorular.

Hayır, finasterid herkes için uygun değildir. Hamile veya hamile kalma olasılığı olan kadınlar, karaciğer hastalığı öyküsü olanlar veya belirli ilaçlarla etkileşime girebilecek kişiler için önerilmez. Kullanmadan önce mutlaka bir doktor değerlendirmesi gereklidir.
Finasteridin etkileri hemen görülmez. Genellikle en az 3-6 ay düzenli kullanımdan sonra fark edilir belirgin iyileşmeler gözlemlenmeye başlar. Tam etkinin ortaya çıkması 12 ay veya daha uzun sürebilir.
Evet, finasterid tedavisinin bırakılması durumunda, ilacın sağladığı faydalar genellikle 6-12 ay içinde geri döner ve saç dökülmesi tedaviden önceki seviyelerine ulaşabilir. İlacın etkisi, kullanım süresince devam eder.
Yapılan bazı çalışmalar, finasterid kullanan erkeklerde nadir görülen agresif prostat kanseri türlerinin riskinde hafif bir artış olabileceğini düşündürmüş, ancak meme kanseri riskini artırdığına dair kesin bir kanıt bulunamamıştır. Erkeklerde meme kanseri oldukça nadir olduğundan, bu ilişkiyi netleştirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Endişeleriniz varsa doktorunuzla konuşmalısınız.
Çoğu yan etki, ilacın kesilmesiyle geri dönüşümlüdür. Ancak, "post-finasterid sendromu" adı verilen ve ilacın bırakılmasından sonra bile bazı cinsel fonksiyon ve psikolojik yan etkilerin devam ettiği nadir durumlar bildirilmiştir. Bu durumun bilimsel kanıtları ve mekanizması hala araştırılmaktadır ve çok nadir görülür. Etkilenen bireylerin bir uzmana danışması önemlidir.
Finasterid Yan Etkileri ve Doğru Kullanım hakkında kapsamlı rehber: tıbbi temeller, pratik adımlar, maliyet ve sonuç beklentileri. Bu yazıda konuyla ilgili tüm detayları, uzman görüşlerini ve pratik önerileri bulabilirsiniz.
Klinik seçiminde Sağlık Bakanlığı ruhsatı, doktorun deneyimi ve uzmanlık alanı, gerçek hasta yorumları, öncesi/sonrası fotoğrafları, hijyen koşulları ve şeffaf fiyatlandırma kriterlerini değerlendirin. Mutlaka birkaç klinikten ücretsiz konsültasyon alın.
Saç ekimi lokal anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sonrası ilk 24-48 saatte hafif sızlama olabilir; reçete edilen ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.
Greft sayısına bağlı olarak saç ekimi ortalama 6-8 saat sürer. 4000+ greft gibi yoğun seanslar tek günde tamamlanır; bazı klinikler büyük alanları iki güne yayar.
İlk belirgin uzama 3-4. ayda başlar, yoğun çıkış 6-8. ayda fark edilir. Kalıcı ve nihai görünüm işlemden 12-18 ay sonra ortaya çıkar.
Ense bölgesinden alınan greftler DHT hormonuna dirençli olduğundan ekilen saçlar ömür boyu kalıcıdır. Ancak ekim yapılmayan bölgelerdeki mevcut saçlar dökülmeye devam edebilir.
İlk 3 gün kabuklanma ve hafif şişlik görülür. 10. günde kabuklar tamamen dökülür. 2-4. haftada şok dökülme yaşanır; bu normaldir. Sosyal hayata dönüş genellikle 7-10 gün içinde mümkündür.
FUE'de greftler önce açılan kanallara, DHI'da ise Choi implanter kalemiyle doğrudan yerleştirilir. DHI daha sık ekim ve daha kısa iyileşme sunarken FUE daha geniş alanlarda esneklik sağlar.
Fiyat; greft sayısına, kullanılan teknik (Safir FUE, DHI, Hibrit), kliniğin uzmanlık seviyesine, doktorun deneyimine ve şehre göre değişir. Türkiye, kalite/fiyat dengesiyle dünya genelinde tercih edilen bir merkezdir.
18 yaş üstü, saç dökülmesi stabil hale gelmiş, ense (donör) bölgesi yeterli yoğunlukta olan ve kronik sağlık sorunu bulunmayan kişiler aday olabilir. Final karar doktor konsültasyonunda verilir.
İlk 10-15 gün ağır spor, sauna, deniz/havuz, alkol ve sigaradan kaçınılmalı; başın darbeden korunması ve doktorun verdiği yıkama protokolüne harfiyen uyulması gerekir.
Ekimden 2-8 hafta sonra ekilen saçların geçici olarak dökülmesidir. Greftin kökü canlı kalır ve 3-4 ay içinde yeniden ve kalıcı şekilde çıkmaya başlar. Tamamen normaldir.

Ücretsiz Konsültasyon

Saç ekimi sürecinizde doğru kararı almak için uzman değerlendirmesi alın.

Tüm blog yazılarımız için blog ana sayfasını ziyaret edin.

Saç Ekimi Bilgi & Fiyat Talebi

Bilgilerinizi bırakın, uzman ekibimiz size uygun klinikleri ve güncel fiyat aralığını iletsin.

  • Kayıtlı klinikler
  • 24 saat içinde dönüş
  • Bağımsız klinik dizini

Bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş için kullanılır.

Fiyat Hesapla